Restoran ve yemek onerileri
Assos’ta denize baktığınızda ilk fark edilen şey suyun berraklığı, maviliğidir. Aşağılara bakarsanız kayaların arasında başka hayat dikkatinizi çeker. Denizle karanın tam sınırında, dalgaların ulaşıp çekildiği o dar hatlara tutunmuş deniz fasulyeleri.
Assos’a ilk gittiğimde balığın bu kadar övülmesini biraz abartı sanmıştım. Sonuçta balık balık balıktır diye düşünüyordum. Ama ilk akşam Assos Park Hotel’ de yediğim sade bir levrek, fikrimi tamamen değiştirdi. Tadı mükemmeldi. Et dokusu daha sıkıydı. Ağızda dağılan değil, diri kalan bir lezzet vardı.
Assos çevresinde akşam yemekleri uzun sürer. Kimse hızlı hızlı yemez. Sofra kurulduktan sonra aceleyle yemeği yiyip kalkmak gibi bir alışkanlık yoktur. Bu da yemeğin tadını fark etmeyi kolaylaştırır. Assos Park Hotel’ de akşam yemeği, bu sakinliğin bir uzantısı gibidir. Menüde gösterişten çok sadelik ön plandadır. Taze ürünler, yerel tatlar ve mevsime göre değişen yemekler masaya gelir.
Ezine peyniri, yalnızca bir kahvaltılık değil, sabırla, emekle yapılan bir lezzettir. Bugün sofralarımızda severek tükettiğimiz bu peynirin arkasında, aylar süren bir üretim süreci, aceleye gelmemesi.
Assos denildiğinde akla ilk olarak taş sokaklar, antik kalıntılar masmavi bir deniz gelir. Oysa bu mükemmel coğrafyanın sunduğu güzellikler gözle görünenlerle sınırlı değildir. Assos’un havasında, toprağında ve rüzgarında saklı başka bir zenginlik daha vardır. Aromatik tatlar…Ve tam bu noktada karşımıza oldukça şaşırtıcı bir lezzet çıkar, otlu dondurma
Assos denildiğinde akla ilk olarak taş sokaklar, antik kalıntılar, masmavi bir deniz gelir. Bu kadim kentin sunduğu güzellikler yalnızca gözle görülenlerle sınırlı değildir. Assos’un havasında, toprağında ve rüzgarında saklı bir başka zenginlik ise aromatik bitkilerden, Kaz Dağları eteklerinde yetişen limon kekiği.
Toplam Blog Yazısı: 175