Assos Antik Kenti’nin en etkileyici yapılarından biri de Antik Tiyatro’dur. Athena Tapınağı’ndan aşağı doğru inildiğinde denize doğru inerken karlınıza çıkan bu yapı insanı adeta büyülüyor. Assos’un yalnızca bir yerleşim değil, aynı zamanda güçlü bir kültür ve sanat merkezi olduğunu gözler önüne seriyor.
Assos denildiğinde akla gelen ilk simge, hiç kuşkusuz Athena Tapınağıdır. Antik kentin en yüksek noktasında, Ege Denizi’ne hakim bir konumda yükselen bu yapı yalnızca Assos’un değil, Anadolu’ nunda en önemli arkeolojik miraslarından biridir.
Assos denildiğinde akla ilk olarak taş sokaklar, antik kalıntılar, masmavi bir deniz gelir. Bu kadim kentin sunduğu güzellikler yalnızca gözle görülenlerle sınırlı değildir. Assos’un havasında, toprağında ve rüzgarında saklı bir başka zenginlik ise aromatik bitkilerden, Kaz Dağları eteklerinde yetişen limon kekiği.
Assos Antik Kenti denildiğinde akla ilk olarak Antik Yunan kalıntıları gelir. Ancak bu kadim şehir yalnızca Helenistik ve Roma döneminde ait değildir. Assos’un kalbinde, taş sokakların arasında yükselen bir yapı vardır ki, bu toprakların Osmanlı dönemine uzanan hikayesini anlatır, Hüdavendigar Camii.
Assos denildiğinde çoğu kişinin aklına Athena Tapınağı ya da eşsiz gün batımı manzarası gelir. Oysa bu kadim kentin en dikkat çekici hazinelerinden biri, toprağın altında yüzyıllarca beklemiş olan Assos lahitleridir.
Kurban Bayramı; paylaşmanın, yardımlaşmanın ve birlik olmanın en saf haliyle yaşandığı, sevgi ve merhametin kapı kapı dolaştığı mübarek bir zamandır.
Toplam Blog Yazısı: 160